Skip links

Kalıcı Makyaj Ne Kadar Kalıcı?

Kalıcı makyaj uygulamasını ilk defa yaptıracak olan bir çok kişinin aklında bu soru vardır. Kalıcı Makyaj ne kadar süre kalır?

Aslında kalıcı makyaj uygulamalarının kalıcılığını etkileyen bir çok faktör vardır.  Çok genel bir tanımlama yapacak olursak (- ki böyle bir genelleme yanlıştır) ortalama süre 1 – 2 yıl arasında diyebiliriz.  Tabiki bu süre bazı kişilerde daha kısa, bazı kişilerde ise daha uzun olabilmektedir. Neden mi? İşte cevapları aşağıda.

Öncelikle şunu belirtmeliyim; kalıcı makyaj işleminin kalıcılık süresi, uygulamanın yapıldığı bölgeye göre değişmektedir. Kaş bölgesinde yapılan uygulamalar ortalama 1 sene kalırken, göz ve dudak bölgesindeki uygulamalar 2 sene kalmaktadır.

Kaş bölgesinde yapılan işlemin kalıcılık süresinde; işlemin hangi teknik ile yapıldığı da çok önemli tabiki. Kıl tekniği mi, dolgu tekniği mi, yoksa ikisinin ortası pudralama tekniği mi? Bunun haricinde kalıcılık süresini etkileyen faktörler oldukça fazla;

  1. Uygulama microblading ile mi yoksa mikropigmentasyon ile mi yapıldı?
  2. Uygulama rengi; koyu tonlarda mı yoksa açık tonlarda mı?
  3. Uygulama yapılacak olan kişinin cilt tipi ve yapısı; kuru cilt mi, yağlı cilt mi? yoksa karma cilt yapısında mı?
  4. Kişinin cilt yüzeyi pürüzsüz mü yoksa gözenekli mi?

Tüm bu soruların cevapları; kaş bölgesinde yapılacak olan kalıcı makyajın kalıcılık süresini etkiliyor.

Bu kadarla da kalmıyor; uygulama yapıldıktan sonra da ne kadar güneş, havuz, deniz, solaryum dış faktörlere maruz kalındığı da süreyi etkiliyor tabi. Çeşitli cilt bakım ürünleri ve ilaçların etkileri; kabuklanma, cilt dökülmeleri gibi etkileri olan ilaçların uzun sureli kullanımıda kalıcılık süresinde önemli etken.

Bu sebeple kalıcı makyajda herkes için geçerli bir süre vermek yanlış oluyor.  Doğrusu; “Kalıcı makyajda herkes için farklı bir kalıcılık süresi vardır”

Kalıcı makyajda ülkemizden şu sıralar daha yaygın olan kaş bölgesine baktığımızda, microblading daha kısa, mikropigmentasyon daha uzun süre kalıcıdır diyebiliriz. Ancak gözeneksiz, kuru ve genç ciltlerde microblading uygulaması doğru pigmentle doğru şekilde yapıldığında, kalıcılığı mikropigmentasyon tekniği kadar uzun süreli olabilmektedir. Bunu, stüdyomuzda yapmış olduğumuz yüzlerce uygulamadan edindiğimiz tecrübeye dayanarak söylüyorum. Yağlı ve gözenekli ciltlerde kalıcılık süresini arttırmak için mikropigmentasyon işlemi daha çok tercih edilmelidir.

Cilt tipine göre doğru uygulama tekniğini seçebilmek ve bunu doğru şekilde uygulayabilmek kalıcı makyaj profesyonelinin bilgi ve tecrübesine bağlıdır.

Kıl tekniğinde deriye daha az pigment bırakılırken, pudralama tekniğinde biraz daha fazla, dolgu tekniğinde her ikisinden de fazla pigment deri altına işlenmektedir. Bu pigment miktarının yoğunluğu da kalıcı makyajın kalıcılık sürecini doğrudan etkileyecektir. Düz mantıkla ne kadar az pigment o kadar daha az kalıcılık süresi diye düşünebiliriz; tabi her zaman farklı cilt tiplerinde istisnalar da olabilir.

Kalıcı makyaj uygulamalarında kullanılan renkler zamanla solarak kaybolur. İşte bu sebeple de kalıcı makyaj belirli dönemlerde yenilenmesi gereken bir işlemdir.

Koyu renklerin solarak deriden silinmesi ile açık tonlu renklerin solarak deriden silinmesi süreci arasında da farklılık olacaktır. Koyu renklerin bu anlamda solarak silinme süreci açık tonlara gore daha uzun olabilir.

Kalıcı makyaj uygulaması yapılacak olan kişinin cilt yaşı, cilt tipi, cilt rengi, cilt yüzeyinin yapısı kalıcı makyaj uygulamalarının kalıcılık süresini yine doğrudan etkileyen faktörler arasındadır. Kalıcı makyajın kalıcılık sürecinde kuru ciltler daha şanslı diyebiliriz. Yağlı ciltler şanssız demeyeceğim, yağlı ciltlerde kullanılacak pigment ve tekniğin önemi daha çok öne çıkıyor.  Kuru, gözeneksiz genç ciltlerde microblading’in doğal görünümünden faydalanılabilir. Gözenekli ciltlerde ince kıl tekniğinden pudralamaya kayılabilir gibi.

Her zaman söylediğim gibi kalıcı makyajın en doğru olanı; en uzun süre kalıcı olanı değil, güzel ve doğal duranıdır. Burada da uygulamayı yapacak olan kişinin profesyonelliği önem kazanıyor.

Cilt üzerinde kullanılan kimyasal içerikli ilaçların ve kozmetiklerin hücre yenileme, cilt kabuklandırma, cilt döküntüleri oluşturma gibi etkiler olabilir. Uzun süre sivilce tedavisi için ilaç kullanmak durumunda olan bir örneğim olmuştu. Bu gibi etkiler kalıcı makyajı daha hızlı ciltten atabiliyor. Bu gibi ürün içerikleri kalıcı makyaj uygulamalarının kalıcılık sürelerini etkileyebiliyor.

Tüm bu saydığım etkenler, hemen her kalıcı makyaj yapılan bölgenin kalıcılık süresini etkileyen ortak etkenler. Ancak kalıcı dudak makyajı uygulamasına özel bir durum daha var. Uçuk! Evet sık uçuk çıkartmak dudakta pigment azalmasına yol açabiliyor. Sık uçuk çıkartıyorsanız belki kalıcı dudak makyajınızı uçuk çıkartmayan birine göre daha sık yeniletebilirsiniz.

Tüm bunları anlattıklarımdan sonra sona geldiğimde şu soruyu sormak geliyor içimden;

A) Hangi uygulama daha uzun süre kalıcı ise onu yaptırmak mı?

B) Hangi uygulama cildime göre daha sağlıklı olup, daha iyi görünecek ve beni daha mutlu edecekse onu yaptırmak mı?

Sanırım herkes B şıkkını seçti 🙂

İşte bu sebepten kendimizi daha sağlıklı , daha güzel hissetmek için yaptırdığımız kalıcı makyajın güzel ve kusursuz görünmesi daha önemli. Bu görünüm azaldığında kalıcı makyajımızı tazeleterek kendimizi güzel hissetmeye devam edelim. Güzelliğimizden ve bakımlı görünümümüzden ödün vermeyelim !

Hepinize sevgiler.

Aylin Çetinkaya

Instagram @aylincetinkayacom